Tohum...

Tohum...
(Okuma Süresi: 2 - 3 dakika)

 

Toplum olarak uzun zaman önce kaybettik hakkaniyeti, dürüstlüğü, içimizdeki insan sevgisini. Kendileri rahat etsin diye, daha da güçlensinler diye düşman ettiler bizi bir birimize ama iyilik, hoş görü ve biraz sevgi içimizde kaybolan güveni, insan sevgisini alevlendirmeye başladı, güvenmenin, inanmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu tekrar hatırlattı, umut verdi.

Ve bütün bunlar son on yedi gün içerisinde oldu.

İçinde bulunduğumuz durumu en iyi anlatan hikayelerden biridir bu. Doğruluk, dürüstlük, hakkaniyet üzerine anlatılabilecek en güzel hikayelerden biridir.

Bir zamanlar Çin'de bir adam o kadar aç ve bitkin düşmüştü ki, dayanamayıp bir armut çaldı..

Adamı yakalayıp cezalandırılmak üzere İmparator'un karşısına çıkardılar. Hırsız İmparator'u görünce ona şöyle dedi;
"Değerli efendim, çok açtım,
dayanamadım çaldım ve yedim. Beni affetmeniz için yalvarıyorum. Eğer affedersiniz size paha biçilemez bir armağanım olacak.."

İmparator dudak büker;
"Senin gibi birinde paha biçilemez ne olabilir ki?"

Hırsız, avucunun içindeki armut çekirdeğini uzatır ve;
"Bu çekirdeği ekerseniz bir gün içinde altın meyveler veren bir ağacın yeşerdiğini göreceksiniz.."

İmparator kahkaha atarak;
"Ek o zaman, altın meyveleri görünce affederim seni.." dedi.

Yoksul adam;
"Haşmetlim bu tohumu ben ekemem çünkü ben bir hırsızım..
Bu tohumu ancak, ömründe hiç çalmamış, başkalarına hiç haksızlık yapmamış, yalan söylememiş biri ekebilir. Tohum o zaman gücünü gösterir, aksi takdirde onu ekeni zehirler, tarif edilemez acılarla öldürür. Sultanım, bu tohumu ancak siz ekebilirsiniz.."

İmparator irkildi, suratını astı, bir süre düşündü, sonra hırçın bir sesle;
"Ben imparator'um bahçıvan değil, o tohumu başbakana ver eksin de altın meyveleri görelim." dedi..

Yoksul adam, tohumu başbakana uzatınca başbakan telâş içerisinde İmparator'a dönüp itiraz etti.
"Ben ekim biçim işlerinde çok beceriksizim efendim, sihirli tohumu ziyan ederim. Bence bu tohumu hazinadar başı eksin.."

Hazinadar başı da hemen bir bahane buldu ve bu görevi başkasına devretti.

Bir bir orada bulunan herkes sudan sebeplerle tohum ekme görevinden kaçındılar..

Sonra İmparator, doğan sessizliğin içerisinde bir süre düşündü. Başı önünde başbakana, hazinadara ve bütün görevlilere dik dik baktı ve;

"Hadi bakalım bu hırsız bahçıvana tohumun nasıl altın meyve verdiğini hep birlikte gösterip sevindirelim." dedi.
Cebinden bir altın çıkarıp yoksul adamın tutması için attı.

Herkesin ceplerinden sessiz sedasız birer altın çıkarıp adama vermesini izledi...

Sonra da gülerek;
"Bas git buradan be adam, bu günlük bu ders hepimize yeter" dedi...

Bu zihniyetin hüküm sürdüğü topraklarda 31 Mart pazar günü hep birlikte bir avuç armut çekirdeği bıraktık toprağa. İlk meyvesini 8 Nisan'da Ankara kırsallarında, 17 Nisan'da İstanbul'un yedi tepesinde verdi. Meyvelerini toplamaya başladığımızda bütün yurdu saracak.


Vedat Ali Bayrak

Comments powered by CComment

Image

Sitemizde yer alan fotoğraflar yazarların kişisel albümlerinden, Unsplash | Pxhere ve internet ortamından dan alınmıştır. Kullanım ve telif hakları fotoğraf sahiplerine aittir.

 

Publish modules to the "offcanvas" position.

X

oooopps

No right click