İkinci Bahar

İkinci Bahar
(Okuma Süresi: 2 - 4 dakika)


Uzun bir aradan sonra size anlatmak istediğim yeni ve yine bir hayal yazısı vardı.

Son dönem bizim yaş grubunda kapıya gelen emeklilik ile birlikte, aslında ne kadar hayata hiç hazırlanmadığımızı, işi ne kadar merkeze aldığımızı, konfor alanından çıkmamak üzere kendimize ne kadar çok mazeret ürettiğimizi ve o mazeretlere herkesten çok ne kadar kendimizin inandığını gördüm diyecektim.
Yeni hayatlar kurmaktan ne kadar korktuğumuzu, korkuyu ve riskleri sevmediğimizi...

Bu aralar kafam "hep konfor alanına hapsolma mevzusu ile meşgul"den dem vuracaktım.

“Şansıma hayatın beni al aşağı yatırması üç yıl önce sağlık sebebi ile oldu ve durmam gerekti.
Yatmak hayata olan bakışımı elbette değiştirdi. Koşmaya, durmaya, düşünmeye, hayata, istediklerime...
Bir yazıda okumuştum eğer durmazsak ne istediğimizi ve neler yapabileceğimizi bilemezmişiz, yollarımızı açamamak gibi.

Koşarken olmuyor bu işler. Her sabah saat kurup işe yetişirken, 7/24 çalışırken.

Arkadaşımı gördüm geçenlerde dokuz yıl olmuş emekli olalı ama aynı işinde devam ediyor. Düşünebildiğim tek şey kendisini çok sevmediği oldu. Bir insanın kendisine bunu neden yaptığını henüz bu seviyemde anlayamıyorum çünkü. Belki ileride anlarım.

Bir tane ömrümüz var. Tam tamına bir tane!!!
Dün okumuştum sanat uzun hayat kısa diye. İşerimizin dışında dışarıda koskoca bir hayat ve ona eşlik eden ömür var.

Kendi adıma dileğim; emeklilik geldiğinde ki inşallah sağlıkla gelir, hayallerime koşmak...

Bir üniversite biterken öyle hissetmiştim, oh be demiştim artık okul engeli kalmadı. Bir de şimdi öyleyim. Yıllarca çalışmanın, emeğin ürününü alıp, ceketi bırakıp çıkmak istiyorum sistemden, yeni yollara ve hikayelere yol almak..”
diyerek düşüncelerimi ve hikayelerimi anlatacaktım.. Mevzu derindi yani.

Sonra size daha cesur bir konuyu açmaya karar verdim :)
Daha böyle insanın içini açan, ısıtan, rengarenk disco topu döndüren, deli deli dans ettiren.. Kızgın kumlardan serin sulara atan, yemyeşil ormanlarda nefese boğan.

İkinci Bahar’a imza atanları.

Onları ki cesur yürekler; sevmeye sevilmeye tövbe etmemiş, belki evvelden denemiş ama tökezlemiş, belki düşmüş ama kalkmış, kalplerini kelebekleri ile koruyabilmiş, acılara küçük ve güçlü tebessümlerle yol vermiş, mutluluklara tutunmayı bilmiş, yanisi hayatı ıskalamamış eski yetmeleri. Hayatla hoyratça savaşmayı yenilere bırakıp, tecrübesini onunla birlikte akmak için kullananları.

Çok ama çok güzel değiller mi?.

Şahsen bana çok ilham veriyorlar.
Sürekli söylenmek, ezber cümleleri sıralamak, ama’ların arkasına saklanmak, olmuyor ile devam etmek, her seferinde imkansızı tanımlamak, aynı girdaplarda kaybolmak, aynı rüzgarlarda savrulmak, hep aynı yel değirmenleri ile savaşmak gibi kolay olan bilindik yollar varken… Sen kalk yeni yollara gir, yeni denizlere yelken aç, konfor alanını boz. Şarkılar dinle, şiirler oku, yeni bir insan ile hayata dair keşifler yap... Kalbini sorgusuz sualsiz aç.
Özetle ezber hayatından çık.
Hay bin kunduz hangi başı bozuk şeytana uydular acaba?.

Bize bu çılgın Eros çocuklarını tebrik etmek düşmez mi?. :))
Bence tebriğin kralını hak ediyorlar.

O yüzden bende çok sevdiğim iki dostumu buradan bu yazı vesilesi ile tebrik ediyorum. Dilerim sevgileri, mutlulukları, huzurları ve güzel haberleri buralara ışık olur yağar... Rengarenk yağmurlar olur üzerimize düşerler. Mavinin en güzeli, mavinin en neşelisi ve mavinin en sıcağı ile..

Cemal Süreya’nın dediği gibi :
“Sonra gülüşün geldi aklıma ve içimden dedim ki, yine gelsen yine severim seni..”

Yine ve yeniden sevmelere…


Dünya Döndükçe

Comments powered by CComment

Image

Sitemizde yer alan fotoğraflar yazarların kişisel albümlerinden, Unsplash | Pxhere ve internet ortamından dan alınmıştır. Kullanım ve telif hakları fotoğraf sahiplerine aittir.

 

Publish modules to the "offcanvas" position.

X

oooopps

No right click