VAPUR DENİZ BİR DE BEN

VAPUR DENİZ BİR DE BEN
(Okuma Süresi: 2 - 4 dakika)

 

Bundan bir kaç sene önce çok mutlu bir aileydik, durumumuz pek iyi değildi fakat bu hiçbir zaman eğlencemizi etkilemedi. Hiçbir zaman sözümü geri alıyorum, çünkü babamın çalıştığı şirketin batmasıyla, ne eğlence kalmıştı ne de evdeki neşe. Ta ki o yurtdışında bir iş bulana kadar.

Babamın bulduğu iş çok hareketli olduğu için, her gün yeni ülkeler ve şehirlere gitmesi gerekiyordu. Annemle ben düzenimize çok alışmıştık. Aniden farklı ülkelere, şehirlere gidemezdik. Ama bu babam için son çareydi. Bundan dolayı altı yaşımdan, bu yaşıma kadar onunla çok az vakit geçirdim. Hep başka yerlerde oluyordu ve bu annemin de, benimde psikolojimi çok etkilemişti.

Altı yaşımdan beri annem bana hem annelik, hem babalık, hemde arkadaşlık etmişti. Okulda da pek fazla arkadaşım yoktu, içime kapanıktım. Bir yaz teyzemden gelen bir telefonla, annemle teyzemin yazlığına gitmeye karar verdik. Bu ikimizin de keyfini yerine getirmişti. İşler kesinleştikten sonra valizlerimizi hazırladık. Gece boyu hep ona sorular sordum:

-Gideceğimiz yer uzak mı anne ?
-Evet biraz öyle, ama vapurlar hızlıdır.
-Vapur mu? Vapur ne anne?
-Vapur gemi gibi, ama daha küçüğü. Vapur iki bölümden oluşuyor, bir tarafı kapalı bir tarafı açık

Duyduğum son cümle kalbimi yerinden çıkaracaktı, onu duymamla içim içimi yemeye başladı. Hayatımda ilk defa bir gemiye, yani vapura binecektim. Hatta hayatımda ilk defa kara hariç bir yere basıcaktım. Sabaha kadar anneme vapurla ilgili şeyler sorduktan sonra yavaşca uyuya kalmışım. Sabah, saatin alarmının çalmasıyla uyandık. Benim kadar olmasa da annem de heyecanlıydı. Herşeyimiz dünden hazırdı. Hızlıca kahvaltımızı ettik ve evden çıktık. O gün mutlu olmaktan çene kaslarım ağrımıştı ve hiç olmadığım kadar enerjiktim.

Vapura binmek için geldiğimiz yere, erken gelmiştik. O vaktimizide yolculuk için birşeyler alarak değerlendirmiştik. Yolculuğumuz dört saat sürecekti. Her yer kalabalıktı. Annem de teyzemle konuşuyordu. Biletlerimiz elimizde kapalı bir alana girdik. Hiç bilmediğim bir cihaza çantalarımızı koyduk ve yanındaki cihazdan da biz geçtik. Ayağımı ilk sallanan geminin basamağına bastığımda kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Yerimiz dışarıdaydı, oturduğumuz gibi dışarıyı izlemeye başladım. Gökyüzündeki bulutlar, arkadan gelen deniz sesi çok hoştu, güneş de tam tepedeydi. Oturduğum gibi acıkmıştım ama söylemek istemedim, çünkü babam çok az para yollamıştı ve idareli kullanmak zorundaydık. Anneme sordum:

-Anne denizin içinde balıklardan başka ne var?
- Yunuslar, yengeçler, balinalar...

Dedi ve beni gıdıklamaya başladı. Etrafımızdaki herkes annemin beni gıdıklayışına, benim kıkırdayışıma tebessüm ediyordu. Vapurun arkasında bıraktığı köpükleri izlemeye dalmışken, duyduğum sesle irkildim:

-Taze simit vaaar. Simiyeahciiğ, alan alıyoor almayan ağlıyoor.

Adam o kadar iştahlı satıyordu ki canım birden simit çekiverdi. Annem bir çay, bende simit aldıktan sonra martılara simit atan bir adam gözüme ilişti. Annemden izin alarak ayağa kalkıp elimi havaya kaldırdıktan sonra, martının simidimi gördüğünden emin oldum, gagasına doğru attım. Simit martıya doğru giderken, martı dayanamadı simide doğru uçup, elimden biraz ötede simidi kaptı. Martılara verip balıklara vermemek olmazdı. Simidimin diğer ucundan koparıp, balıklara attım. Bir grup balığın aniden yüzeye çıkmasına şahit oldum.
Yerime geçip oturduktan sonra, kafamı bulutlara çevirdim. Bulutlar sahneye çıkmış tiyatrocular gibiydi, insanlar nasıl hikayeler düşünürse onu canlandırıyorlardı. Gördüğüm bulut belkide benim hikayemdi, bir baba, bir anne ve bir çocuk el eleydi...

Bir müddet bulutların canlandırdığı karakterlerden koparak, yolculara bakmaya başladım. Küçük bir kızın bize ayrılan yolcu koltuklarında değil de, tekerlekli bir sandalyede oturduğunu farkettim. Oda bulutları izliyordu. Belki de onun hikayesinde koşan çocuk karakterleri vardı... Yolculuğu çok sevmiştim fakat her güzel şeyin bir sonu vardı. Valizleri alıp inerken, karşımızda teyzem ve kuzenlerimi gördüm. Bize el sallıyorlardı. Yolculuğumuz sona ermişti ama ben hala çok mutluydum. Çünkü bu hikayenin sonu yeni bir hikayenin başlangıcıydı. 


Diyar Mutlu


 

Comments powered by CComment

Image

Sitemizde yer alan fotoğraflar yazarların kişisel albümlerinden, Unsplash | Pxhere ve internet ortamından dan alınmıştır. Kullanım ve telif hakları fotoğraf sahiplerine aittir.

 

Publish modules to the "offcanvas" position.

X

oooopps

No right click