Başarıma Işık Tutan Hayallerim

Başarıma Işık Tutan Hayallerim
(Okuma Süresi: 2 - 4 dakika)

 

Ben Aylin, yirmi iki yaşındayım. İlk resim sergimi bugün açtım. Herkes bana çok şanslı olduğumu, bu yaşta bir sergi açmanın ve sergiye ünlü tanınmış hocaların da gelmesinin, büyük bir başarı olduğunu söylüyor.

Bunun bir başarı olduğunu söyleyen herkesin, geçmişte bundan hiçbir şey olmaz diyen kişilerle aynı kişi olması garip değil mi? Birçok anne baba daha okula bile başlamadan, çocuklarının doktor, mühendis ve benzeri şeyler olmasını istediğini söyler. Hep büyük insanların oradan çıkacağı düşünülür. Çocukların yaşı biraz daha ilerleyince ve okula başlayınca, matematik ve Türkçenin en önemli dersler olduğu söylenir. Ne yazık ki birçok ebeveyn için resim, müzik ve beden eğitimi önemli bir ders değildir.

Konu yeteneklere gelince çoğu zaman görmezden gelinir. Belki birçok çocuk sırf bu yüzden harcanıp gitmiştir. Benim de ortaokuldayken yeteneklerimi kimse görmemişti. Fakat ben harcanıp gitme niyetinde değildim. Kimse farkında olmasa da yapabildiklerimin farkındaydım. Hiçbir zaman ana derslerde pek başarılı olamadığım için okulda “tembel” konumuna düşmüştüm.

Evimize gelen hocalar ve gittiğim dershaneler hiçbir işe yaramadı. Kimseye anlatamadığım şey şuydu. Ben akılsız değildim, sadece istemiyordum. Belki de buralara gelme sebebim herkesin “senden bir şey olmaz, akılsız” gibi düşüncelerini kendimde görmememdi. Bir insan size ne derse desin siz o olmazsınız. Akılsız dendiğinde kendinizi akılsız hissederseniz kendinizi akılsızlığa layık görmüş olursunuz. Bunu kabul etmek mağlubiyettir.

Ben kendi renkli dünyamı tercih ederken, Ali’nin kaç karpuz aldığını hesaplamayı tercih eden arkadaşa çok akıllı deniyordu. Bana göre benim dünyam rengarenk, her renk var, özgür ve pozitif, benim dünyamda problemlere yer yok! Benim dünyamda sınır yok. İstediğim her şeyi düşünebiliyorum. Bu bir yetenek. Beynimde sadece hayal gücümün sözü geçerli. Benim diğerlerinden farkım bu ya da diğerlerinin benden farkı. Belki de benim eksikliğim ana dersler değil, onların eksikliği hayal gücü. Bu zamana kadar beni destekleyen nadir kişilerden biri resim öğretmenim oldu. Bendeki yeteneği görebiliyordu. Bir gün sınıfça bir resim sergisine gitmiştik, her yer büyüleyiciydi. Gezi bitince öğrencilere bir tuval, biraz boya verdiler. Herkes benim resmimi çok beğenmişti, çok güzel bir gündü.

Her sene resim yarışmalarında birinci olurdum. Bahsettiğim kadarıyla derslerde kötüydüm ama hiçbir zaman berbat olmadım. Sınıfımız okulun en başarılı sınıfıydı. Bu da bolca rekabet demekti. Çocuklardan daha çok veliler yarışıyordu. Kimse kendi çocuğunu düşünmüyordu. Annemle babam bana hep her konuda yapabildiğinin en iyisini yap sana yeter derdi. Sınıftaki anneler çocuklarını düşünmeden yapabildiğinin değil, sınıfın en iyisi olmasını isterdi.

Ben bu zamana kadar çok zorluklar atlattım. Ne cümleler ne kelimeler duydum ve pes etmedim. Robert F. Kennedy’nin dediği gibi “Sadece büyük ölçüde başarısız olmaya cesaret edenler büyük ölçüde başarabilirler”. Şu an sergimde elimde kahvem oturuyorum. Resimlerime bakarak bir an eskiye döndüm.

Başarmışım…


Diyar Mutlu

 

Comments powered by CComment

Image

Sitemizde yer alan fotoğraflar yazarların kişisel albümlerinden, Unsplash | Pxhere ve internet ortamından dan alınmıştır. Kullanım ve telif hakları fotoğraf sahiplerine aittir.

 

Publish modules to the "offcanvas" position.

X

oooopps

No right click