Liyakat...

Liyakat...
(Okuma Süresi: 4 - 7 dakika)


Her gün farklı bir şeyle sınanıyoruz, sabır taşı olsa çatlar ama bu millet hala ya sabır çekiyor. Arkadaş ne yiyorsunuz ne içiyorsunuz da kafanız böyle çalışıyor sizin, kendi insanını aşağılamak, kendi insanını alçaltmak milli spor mu sizin için…

Turist gelsin diye başlatılan reklam kampanyaları Türk insanını aşağılama yarışına dönüştü resmen. Kimdir kardeşim bu reklamları hazırlayan. Turizm Bakanlığında bu reklamlara kim onay veriyor?

Türk insanını aşağılama cüretini nasıl gösterebiliyorsunuz?

Turist çekme planınız bu mudur sizin?

Yazıklar olsun.

Arkadaş reklamın iyisi kötüsü olmaz zihniyeti ile koskoca bir devletin, milletin haysiyetini ayaklar altına alamazsınız, yok öyle bir hakkınız. Bırakın koskoca ülkeyi bir tarafa, hangi şirket PR çalışmasında, reklam kampanyasında kendisini komik duruma düşürür.

Koskoca Turizm Bakanlığında "ya bu reklam olmaz, böyle bir şeyi kullanamayız, yakışmaz, Türk milletine bu reva görülemez" diyebilecek cesarette, tecrübede bir tane bürokrat yok mu? Bu nasıl zihniyet, nasıl devlet anlayışı, bu nasıl devlet terbiyesi...

Korkmayın aşılı, ısırmaz der gibi “enjoj, I’m vaccinated” (keyfini çıkart, ben aşılıyım) yazılı maskelerle turiste hizmet ettirtecekler insanımızı.

Yazıklar olsun size.

LİYAKAT, LİYAKAT, LİYAKAT

Reklam zekâ işidir, incelik ister, yaratıcılık ister. Herkes bu tarz reklamların altından kalkamaz hele hele ülkeyi tanıtacak reklamlar, bilgi ister, birikim ister, tecrübe ister, ağırlık ister.

***

Sosyal medya yıkılıyor elbette. En çok hoşuma gidenleri de yazayım…

  • @faikoztrak - “Turistin göreceği herkesi aşılayacağız” diyerek milletle alay etmeniz yetmedi; şimdi “aşılandım” maskeleriyle milleti etiketlemeye mi sıra geldi.
  • @ccanozz - Sömürge ülkesi olmayı içselleştirmemizi mi bekliyorlar, nedir?
  • @HsnBozkurt - “Göreceğiniz bütün Türkleri aşıladık, kulaklarına düğme değil, ama suratlarına maske taktık, yeter ki gelip döviz bırakın”
  • Bu nasıl bir rezilliktir?
  • @canyilmaz1 - Turizm Bakanlığı'nın Türkiye tanıtım hesabında yayınlanan, turizm çalışanlarının "Aşılıyım" baskılı maske taktığı reklamı onaylayıp “işte bu! Harika fikir…” diyene ne desek boş, ayıp hem de çok ayıp…
  • @batuhancolak33 - Turistlerin göreceği Türkler, İngilizce yazan "Ben aşılandım" maskeleriyle dolaşacakmış.
    Kulağımıza da küpe takın, aramızda saldırgan olanları zehirleyin, tepki olursa barınaklara atar sahiplendirirsiniz!
  • @_vatansever_tr - "Aşılarım tam" reklamı yapmış. Vay arkadaş bir Millet bu kadar mı aşağılanır… Bu millete yuh olsun. Her Millet layık olduğu şekilde Y Ö N E T İ L İ R
  • @DeliFener_li - Utanmazlığın zirvesi budur işte! Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 'güvenli turizm' reklamı imiş! Turistlerin göreceği Türkler 'Ben aşılandım' maskesi takacakmış! Oldu olacak milletin alnına soğuk damga bassaydınız!
  • @mtlusyfii - Günaydın insanlık onurunu ayaklar altına alan utanmaz siyasi yetkililer ve aşağılayıcı reklamı yayınlayan Kültür Turizm Bakanlığı hariç.
  • @AbyktDll - Kampanyanın tüm insan onurunu zedeleyici yani sıra, Turizm Bakanlığı değil de ETS tur reklamı olması? Turizm sadece her şey dahil otellerden ibaret sanki! Allah’ın kıroları
  • @_zgens - Pasaport videosu çeken gençleri ülkeyi aşağılıyor diye gözaltına aldılar, bu kepaze reklamı çeken Turizm Bakanlığı için de gözaltı olacak mı?
  • @YavuzKomecoglu - Bu nasıl onursuz bir reklamdır! Bu reklamı düşünen, hazırlatan, hazırlayan kim varsa istifa etsin bıraksın gitsin.
  • @asaskan - Kuzey Kore saçmalıklarına gülerdik ama tüm dünyanın da Türkiye’ye güleceğini tahmin edemezdik, o da oldu.
    Kadın programlarından daha rezilinin, turizm bakanlığı reklamı olacağını kim bilebilirdi.
    Yerli "mil"li olmak gerçekten bu. Kalitesizlik.
  • Vanessa H. Larson @vanessahlarson - The Washington Post Muhabiri
    "Enjoy -- I'm vaccinated!"
    Feels almost like a colonial mindset to have this tourism ad campaign for Turkey as locals are on lockdown and less than 13% of country is vaccinated. - Yani “Ülke tam kapanma yaşarken ve nüfusun 13% bile aşılanmamışken, Türkiye’nin, sömürgeci zihniyetiyle hazırlanmış Turizm reklamı…

Ama en güzeli Zaytung’dan geldi.

  • Kültür ve Turizm Bakanlığı: ''Güney sahillerindeki erkek garson ve şezlongcularımızı kısırlaştırma işlemine de start veriyoruz...''

***

Arkadaş, sen kendine saygı duymazsan kimseden saygı göremezsin. Bir milletin onuruyla, şerefiyle, haysiyetiyle, ayarlarıyla bu kadar oynanmaz.

Ayıptır.

Bu vatan için canını feda etmiş atalarınızdan, vatan evlatlarından utanın, kemiklerini sızlatmayın.

Bu topluma hak ettiği değeri verin artık.

***

Size Mustafa Kemal Atatürk’ün İngiliz Kralı VIII. Edward’ın Türkiye ziyaretiyle alakalı iki anısını bir kere daha okumanız için ekleyim, yorumsuz bir şekilde…

İngiliz Kralı VIII. Edward Türkiye ziyaretinde yatından Dolmabahçe rıhtımına çıkmak isterken eli yere değer ve tozlanır. Rıhtıma çıkmasına yardım etmek isteyen Atatürk’ün toslu elleri ile tutmak istemeyen kral bir mendille elini silmek ister ve Atatürk “Vatanımın toprağı temizdir, o, elinizi kirletmez!” diyerek, Kral’ı elinden tutup rıhtıma çıkarır.

aynı gezinin anılarından bir başka kesit sizler için...

İngiltere Kralı VIII. Edward İstanbul’a Atatürk’ü ziyarete geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti. Ziyafetten önce “Bana İngiltere Sarayı'nda verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini yahut bir aşçı bulunuz!” der.

Sonunda İngiliz sofra merasimini bilen bir kişiden öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koydular... Akşam Kral sofraya oturunca kendisini kral sarayında zannederek memnun oldu. Atatürk’e dönerek "Sizi tebrik eder ve size teşekkür ederim. Kendimi İngiltere’de zannettim", diyerek memnuniyetini bildirdi.

Sofraya hep Türk garsonlar hizmet etmekte idi. Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak, elindeki büyük bir tabakla birdenbire yere yuvarlandı. Yemekler de halılara dağıldı. Misafirler utançlarından kıpkırmızı kesildiler. Fakat Atatürk Kral’a eğilerek "Bu millete her şeyi öğrettim, fakat uşaklığı öğretemedim" dedi.

Bugün gelinen nokta nedir? 

Türk halkını evlere tıktık, turizm çalışanlarını aşıladık... yeter ki siz gelin...

***

Peki bu reklama imza atan firmayı ve sahibinin kim olduğunu biliyor musunuz?

Türkiye'nin en ünlü reklam ajansı olan, çalıntı reklamlarla da adını duyuran ve işleri için büyük bir servet alan, bu berbat, rezil reklam filmini Alameti Farika Ajansı çekmiştir. Sahibi Nil Karaibrahimgil'in kocası ve Sertab Erener'in kardeşi Serdar Erener'dir. Yapımcı şirket ise Yada Film. Turizm Bakanlığı'nın birçok işini de bunlar yapıyor.

Bu reklam filmi içinde bir servet ödenmiş kendilerine.

***

Ne demiş atalarımız “Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner


 Emeğe saygı diyelim ve yazıda geçen reklam firması ile ilgili bilgiyi İLAN3550 adlı web sitesinde Ece Sahan tarafından kaleme alınmış haberden aldığımızı belirteyim.


 

Vedat Ali Bayrak 
VaB Logo


 



Comments powered by CComment

Image

Sitemizde yer alan fotoğraflar yazarların kişisel albümlerinden, Unsplash | Pxhere ve internet ortamından dan alınmıştır. Kullanım ve telif hakları fotoğraf sahiplerine aittir.

 

Publish modules to the "offcanvas" position.

X

oooopps

No right click